Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin gece boyu sahada dolaşarak koordine ettiği yangına hava müdahalesi, havanın kararmasıyla birlikte sona ermişti. Bu sabah, günün aydınlanmasıyla birlikte havadan amfibik uçak ve helikopterler ile yangına müdahale başlarken, yangına karadan da çok sayıda arazöz, dozer ve işçi ile müdahale ediliyor. Yangın nedeniyle 3 köy de boşaltıldı. Gelibolu Tarihi Yarımadası'ndaki orman yangını sebebiyle yaklaşık 300 kişinin yaşadığı Yalova köyünün ardından tedbir amaçlı Kumköy ve Bigalı köyü de boşaltıldı.
Yangın bölgesinde incelemelerde bulunan Tarım ve Orman
Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, yaptığı açıklamada, Gelibolu yakınlarında çıkan
orman yangınıyla mücadele çalışmalarını koordine etmek için bölgeye geldiğini
söyledi. Pakdemirli, bölge üzerinde 2 uçuş yaptığını belirterek bir ağacın dahi
yanmasını asla istemediklerini vurguladı. Bütün ekiplerin "Bir ağaç daha
az yansın." diye gayret ettiğini aktaran Pakdemirli, şöyle konuştu: "Öncelikle
ben tüm orman teşkilatı arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Görünen o ki gece de
bu mücadelemize devam edeceğiz gibi gözüküyor. Yangın belli alanları etkilemiş
olmasına rağmen kontrollü gibi gidiyor ancak rüzgârın tabii ki çok yüksek seviyelerde
olması yangını belli noktalarda kontrol altına almamıza olanak vermiyor. Yangın
benim beklediğimden daha iyi durumda, öyle söyleyebilirim. Tabii ki ilerleyen
saatlerde değişen meteorolojik koşullar işimizi kolaylaştırabilir ya da
zorlaştırabilir."
"Burada önemli
olan bir yerlerde durdurmak"
Pakdemirli, yangının saat 14.50'te Ilgardere yakınında
başladığını anlattı. Alevlerin doğudan batıya doğru ilerlediği bilgisini veren
Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle hem güneyde hem de
kuzeyde sıçradığı taraflar var. Rüzgâr sürekli yön değiştirdiği için farklı
farklı noktalarda sıçramalar var. Şu anda yapabileceğimiz hava araçlarıyla tüm
müdahaleyi yapıyoruz. Türkiye'deki hava araçları filosunun neredeyse toplamı
burada ve müdahale ediyor. Zaten belli bir doğal sınırına da ulaşmış vaziyette.
Bunun zaten daha da fazla bir kalabalığı böyle bir yangın alanı özelinde
yönetilemez. Tüm ekiplerimizle hem yerden hem havadan biz bu yangını kontrol
etmek için çabamızı sarf ediyoruz. Tekrar etmek gerekirse 2 uçak, 20
helikopter, 118 arazöz, 20 dozer ve 510 personelle buna müdahale etmeye
çalışıyoruz. Şu ana kadar 300 hektara yakın bir alanı kaybetmiş gibi görüyoruz.
Burada önemli olan bir yerlerde durdurmak. Bir miktar daha alan kaybedebiliriz
ama önemli olan bunu bir an evvel durdurmak. Tüm çabamız ve gayretimiz bunun
içindir."
Bakan Pakdemirli, hava araçlarıyla uçup yukarıdan sevk ve
koordinasyon yapabilmek için 1,5 saate yakın değerli zaman olduğuna dikkati
çekerek şu ifadeleri kullandı: "Arkadaşlarımızla beraber bunları
değerlendirmeye çalışıyoruz. Bölge Müdürümüz şu anda yukarıda. Hava şartları
müsaade ettiği sürece yukarıda kalacak. Akşam için de çeşitli hazırlıklarımız
var. İHA'lardan bilgi akışı devam ediyor. Gece özellikle hem İHA'lardan
aldığımız bilgiler hem de birazdan uçurmaya başlayacağımız termal dronelerle
sevk ve idareyi koordine etmeye çalışacağız. Gece şartları muhakkak aleyhimize
işleyecek ama geceleri de genelde rüzgârla ilgili ve meteorolojik durumlar
gündüz şartlarına göre daha olumlu seyrediyor. Böyle olmasını temenni
ediyoruz."
Pakdemirli, bir gazetecinin, "Bu yangın şehitlik bölgesine intikal eder mi?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bizim bütün çabamız bir ağaç daha az yansın. Değil şehitlik, şu anda bulunduğu yerden 1 metre daha ileriye gitmemesidir bütün amacımız. Bazen teknik koşullar gerektiği yerlerde yanmaya bırakılabilir ama bazı bölgelerde de yollar kesilebilir. Bizim burada hava araçlarımız farklı farklı çalışıyor. Helikopterlerimiz su atar, uçaklar da şerit yapar. Bu şeritlerle yangını durdurmaya çalışırız. Genelde çalışma kaidemiz budur. En az hasarla atlatmak amacımız, gayemiz budur."
Yorumlar
Kalan Karakter: